Nokta Haber Yorum

Çarsamba
08 Eylül 10

Patronların 3H Eylemcileri!

e-Posta Yazdır PDF

Ali Makal

7 Şubat Pazar günü İstanbul'da, kendilerine 3H hareketi etiketi yapıştıran, yaklaşık 10 kişilik şık giyimli eylemci, sözüm ona Tekel işçilerinin direnişini "protesto" amacıyla bir eylemleri haberlerde kendine yer buldu. Büyük medya bunları Tekel işçilerinin eyleminin karşıtlığı temelinde haber konusu yaptılar. Karışanı, edeni olmayan ve sakin bir şekilde pozlar vererek yaptılar.
   
Kendilerine 3H hareketi adı veren küçük grup; özelleştirmeci, kamu iktisadi kuruluşlara karşı öfke dolu olarak söylemlerde bulundular. Tamamen devletçilik karşıtı, KİT karşıtı ve özelciler olarak kendilerini ifade ettiler.
  ^3H'nin ise; "Hürriyet, Hukuk, Hoşgörü" anlamında olduğu ifade edildiği iddiasında bulundular. Güya, bunlar "Hürriyetçi"lermiş! "Hoşgörü"lülermiş! "Hukuk"tan yanalarmış. Nasıl oluyor bilmiyorum ama, bunları kime nasıl anlatıp ikna edecekler, oda ayrı bir olay. Ancak bir şeyi çok iyi başardılar. Binlerce işçinin, emekçinin, ülkenin ayrı ayrı illerinde eylemde olduğu bu günlerde, medyada kendine tek yer bulan Tekel işçilerinin eyleminin dışında sözü edilmezken, bu 3H hareketi, hemde iyi besili oldukları görüntülerinden belli olan ve aç, işsiz, yoksul olmadıkları kıyafetleriyle ortadayken, onların eylemi haber değeri buldu ve patronların yüreğini ısıttı sanırım.
   
Bana göre, asıl olarak gerek Tekel işçileri, gerekse diğer hak kayıplarından dolayı eylemde olan işçilerin, Hoşgörüye, Hukuka ve Hürriyete ihtiyaçları vardır. Hak, hukuk ve hürriyeti onlar temsil ediyorlar. Onlar ancak bu 3H'den bahsedebilirler. Sermaye yanlılarının ve patronları 3H'den bahsetme, onu ağızlarına alma hakları yoktur. Onlar olsa olsa; Haksızlığı, Hukuksuzluğu, Hoşgörüsüzlüğü Hırsızlığı temsil edebilirler.
    
Basın açıklamalarından öyle anlaşılıyor ki, bunlar devletin ekonomiden el çekmesini isteyen özel girişimcilerin sözcüleri oldukları aşikardır. Bunlar, ekonomik alanı, istihdamı özel şirketlere, kendi deyimleriyle "hür teşebbüse" bırakılmasını istiyorlar. "Hür teşebbüste" istediği şekilde ülkenin zenginliklerini talan etsin. Devlet halktan vergiyi toplayıp, özel şirketlere teşvikler versin ki, o zaman onların hoşuna gitmiş olsun. Bacası söndürülen hangi KİT fabrikasının yerine bir yenisini diktiler ki, bugün KİT'lere karşı bu kadar acımasızca saldırılarda bulunuyorlar. Tabiiki bunlar yönetenlerden güç alıyorlar. Onların söylemleri bu özelleştirmecileri besliyor ve onlara ideolojik gıda sağlıyor. Yürütme erkinin icraatları, burjuva ideolojisinin ana kaynağı durumundadır. Onların yaklaşımları, kapitalist ideolojinin beslenme damarlarıdır. Ana kaynaklarıdır.
    
Tekel işçisi çalıştığı müddetçe, devlete vergisini vermiş, payına düşen tüm görevlerini yapmıştır. Bugün ise hakkı olanı talep etmektedir. Tekel işçilerini "protesto" etmeye kalkan patron uşakları ve patronlar, bu devlete karşı ne kadar görevlerini layıkıyla yerine getirdiklerini bir açıklasınlar görelim? Devleti yönetenlerin yanlış politikaları yüzünde atıl kalan işletmelerden dolayı işçiler suçlanamaz. Burda suçlu aranacaksa, yönetenlere bakılsın. Onların özelleştirmeci ve talancı yanlış politikalarına bakılsın. Yönetenlerin yanlışlarının vebalini işçilere kimse yıkma hakkını kendisinde bulamaz. "3H" savunucuları önce yönetimin vebalini ortaya açsınlar. İşçiler haklı ve hakkı olanı istiyorlar. Onları sokağa çıkaran durum ise Hukuksuzluk, Haksızlık, Hoşgörüsüzlüktür. Haka, Hukuka, Hoşgörüye ve Hürriyete tahammülü olmayanlar, o sözcükleri ağızlarına almamalıdırlar. "3H" ciler, devletin kasasından beslenen statüsü belli olmayan koruculara, geçici görevlendirmelere, eli sıcaktan soğuğa değmeden ihale pazarlayanlara, örtülü ödeneği çarçur edenlere  karşı bir sokak gösterisi yapsınlar da görelim.
   
KİT'leri sağlam devralıp içini boşaltanlara bir baksınlar. Tüten bacaları söndürenlere, işleyen makinaları durduranlara bir baksınlar. İşleyen işletmeleri kapatıp, sadece arsalarından ödediklerinin kat be kat fazlasını söğüşleyenlere bir baksınlar. Tekel işçileri, yanlış politikaların mağdurudurlar. Onlar mağdurdurlar. Onların durdukları yer doğru ve mücadeleleri haklıdır. O mücadeleye haksızdır diyenler gaflet içinde olanlardır. "3H"cilerde aynı gafletin girdabındalar. Aslında onlar sahiplerinin sesi ve vicdanıdırlar. Onlar sermayenin, "hür teşebbüsçülerin" temsilcileri ve sözcüleridir. Onları en iyi o şekilde temsil edebilirler. Adaletsizliği, hukuksuzluğu hukuk diye satanlardırlar. Bağımlılığı, köleliği hürriyet diye yansıtırlar. Acımasızlığı, gaddarlığı, vicdansızlığı hoşgörü diye gösterenlerdendirler. onları hemen haber bültenlerine çıkaranlarda, onlardan pek geri kalmayan sermaye ve patron yanlılarıdırlar.
   
Tekel işçileri, tüm emekçilerin sesi, soluğu olmuşlardır. Onlar Hukuku, adaleti, hakkı aramanın yolunu bizlere gösterdiler. Onlar emek ile ekmeğin kazanımının bedellerini ve zorluklarını bize, işçi sınıfına mücadeleleriyle, kararlılıklarıyla, direngenlikleriyle gösterdiler. Şan olsun onların mücadelelerine. Şan olsun onların kararlılıklarına...
      

 

 

Yazarın Diğer Yazıları

12 Eylül Müzesi

TSK'nin Uyarı Mektubu

News image

(27 Aralık 1979)27 Aralık 1979 tarihinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren, kendisinin ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Deniz...

12 EYLÜL Karanlığının 30. Yılında

News image

DEVRİMCİ 78’LİLER, TARİHLERİNİN BELGELENMESİ ÇALIŞMASI ÇAĞRISINDA BULUNUYOR ve “Bugünün, yarının ve bu coğrafyanın bizlerin tanıklıklarına; belgelerine, kanıtlarına, anılarına, ihtiyacı var”...

30. Yıl

İsmail Cem Özkan12 Eylül’den bugüne yıl olarak 30. yıla resmen girmiş bulunmaktayız... 30. yılın içinde yapacağımız adımları soyutlamak zorundayız. 12...

12 Eylül süreci bitiyor mu?

News image

İsmail Cem Özkan 12 Eylül sürecinin bitip bitmediği konusunda günlük tartışmalara bakarak bir sonuç çıkarılamaz. Günlük konuşmalar ve ekran önünde...

Evren Paşa Mahallesi Adınını Değiştirdi

News image

Darbeci Kenan Evren adı bir bir siliniyor. Viranşehir Belediyesi de bu konuda örnek bir tutum sergileyerek Evren Paşa Mahallesinin adını...