Nokta Haber Yorum

Çarsamba
08 Eylül 10

Miras

Mirasİstanbul’da paylaşılamayan mirasın ziyan ettiği hayatların gölgesi peşimizde…

GEÇMİŞTEN GELECEĞE UZANAN MİRASI  !..

Gazeteci Yazar Nurten Ertul, belgesel bir teknikle kaleme aldığı son romanı Miras’ta, yakın tarihimizin varlık vergisi, 6-7 Eylül,  Kıbrıs Barış Hareketi gibi en sancılı konuları zarif bir kurguyla gözler önüne seriyor …

Cumhuriyetin ilanı ve ardından imzaladığımız Lozan Anlaşması’yla birlikte ülkemizde azınlık kavramına giren Rum, Ermeni, Levanten, Süryani ve Musevi vatandaşlarımızın yaşadıkları kent her zaman İstanbul oldu.  Bu yüzyılda azınlık kabul edilenlerin yaşadıkları özlemler, hayal kırıklıkları, kayıplar, savrulmalar, bireysel tükenişler İstanbul sokaklarında her zaman yaşandı. Zaman zaman gölge oldu, ruhları sokaklarda, binalarda birbirinin peşi sıra yeni İstanbulluları takip etti.

Gazeteci Yazar Nurten Ertul, Lozan Anlaşmasıyla birlikte İstanbul’da yaşamaktan başka önlerinde seçenek kalmayan bu kitlenin, günlük hayatlarını Miras’ta anlattı. Gözlük Yayınları tarafından basılan romanda İstanbul’un ana mekân seçilmesinde, tarih boyunca çok renkli ve çok kültürlü bir kent olması önemli etken.  Rumların dışında aralarında Musevi, Ermeni, Süryani, Levanten gibi gayrimüslimlerden oluşan bir kitlenin arasında geçiyor roman.  
Kurulduğu günden bu yana çok farklı kültürlere ve inançlara kucak açan kent Miras’ının ziyan ettiği hayatların sıkıntılı ruhları şeklinde oluşturulan romanın konusu ise kısaca şöyle:

MİRASIN İÇİNDEKİ SAVRULMALAR…

Roman, İstanbullu köklü bir aileye mensup Nilüfer ile Rum asıllı Ortodoks Kosta’nın mantık üzerine kurulu ilişkileriyle başlıyor. Ardından aynı kültürden gelmelerine rağmen farklı dini inançlara mensup ailelerin çocukları olarak, birbirlerine yabancılaşarak ilişkilerini bitirme noktasına getiriyorlar.

Başlangıçta gençlerin  karşılıklı maddi ve manevi beklentilerle, cinsel arzular üzerine kurdukları evlilikleri zamanla çok farklı noktaya kayıyor.

Güzel bir genç kadınla, yakışıklı ve başarılı bir erkeğin evliliğinin en önemli çıkmazını Cumhuriyet tarihimizin azınlık politikaları belirlemeye başlıyor.

Nilüfer Yıldız ile Kosta Apostal’ın dünyanın her metropolünde olduğu gibi mutlu başlayan ilişkileri, İstanbul’da kent Miras’ının ziyan ettiği hayatların ortaya çıkmasıyla kabusa dönüşüyor.

Osmanlı sarayında hizmetkârlık yapmış bir aileden gelen İstanbullu Nilüfer, evlenmeye karar verdiği Kosta’yla birlikte daha önce hiç dikkat etmemesine rağmen siyasi tarihimizin içinde savrulmaya başlıyor. Bu savrulmalarda pek çok unsur etkili oluyor:
Örneğin: Nilüfer ve ailesi 12 Eylül ihtilaliyle birlikte ilk ciddi varlık sınavını veriyor ve kaybeden tarafta yer alıyor. Ardından ailenin hayatında, geçmiş hiç unutulmayan sürekli canlı tutulan bir noktaya dönüşüyor.

Kosta’yla Nilüfer evlenmeye karar verdiğinde, bu sefer farklı bir noktaya savrulmaya başlıyorlar.

Varlık Vergisi ile yok olan çok sayıda hayatın canlı mirasçıları ile yüz yüzedir artık Nilüfer. Ayrıca 6/7 Eylül 1955 yılında yaşanan tecavüz mağduru bir akraba, günlük hayatını yakından etkilemektedir.

İstanbul’dan 1960’larda sınır dışı edilen pek çok Yunan vatandaşı aile dostunun giderken arkalarında bıraktıkları enkazın yükü de Nilüfer ile Kosta’nın omuzlarındadır.

Kıbrıs Barış Harekatı ile birlikte dağılan ve savrulan pek çok hayatın temsilcileri Nilüfer’in dünyaya getireceği minik kızı için bile önem taşıyan siyasi olaya dönüşmüştür.
Öte yandan hızlı bir şekilde yok olan Rum Ortodoks cemaatten geriye, hayalet binalar, kiliseler, okullar ile iş yerleri kalmıştır. Yeniden hayata tutunabilmek için hayat belirtisi göstermeye çabalayan cemaatin; Nilüfer’in bile desteğine ihtiyacı vardır.

Hayatın içinde ancak bir o kadar da dışında yaşayan bu kitleyi tanıdıkça,  Nilüfer’in, kocasıyla kurduğu köklü ilişki de olumsuz etkilenmektedir.
 
GENÇ ÇİFTİN GÜÇ MÜCADELESİ…


Nilüfer ile Kosta’nın evliliğinin etrafı çok önemli tarih, siyaset ve ekonomi dünyasını yakından ilgilendiren sorunlarla çevrili. Genç çiftin minik kızları Meri Su’da artık dünyaya gelmiştir: Ne var ki, olaylar çok daha farklı bir mecraya kayacaktır.

Aynı coğrafyada, birbirine benzeyen aile yapılarında büyümelerine rağmen dinsel farklılık çiftin birbirleri üzerinde güç kurdukları bir alana dönüşüyor. Romanın ilerleyen bölümlerinde Türk okuyucusunun çok bilmediği dinsel kavramlar Nilüfer’in de karşısına çıkıyor. Vaftiz, dini nikah, oruç, cemaat yönetimi gibi.

Nilüfer ise bütün bu yeni öğrendiği bilgilerin sonucunda hayatında önceleri hiç önemsemediği din, ülke, milliyetçilik gibi kavramların arkasına saklanarak değişime direniyor. Genç çiftin, ortada minik kızları Meri Su olmasına rağmen, birlikteliklerinin sürüp sürmeyeceğinin kararı ise okuyucuya bırakılıyor.
 
Yazar Hakkında Bilgi:
Nurten Ertul, Niğde doğumlu. İstanbul Üniversitesi İletişim Fa¬kültesi Gazetecilik Bölümü mezunu. Çeşitli gazeteler ile dergilerde muhabir ve editör olarak çalıştı. Yazar ülkemizde çok fazla kullanılmayan bir teknikle romanlarını kaleme alıyor. Belgesel teknikle tarihi romanlarını hazırlayan yazarın ilk çalışması, Anadolu’da yaşayan Karamanlıları anlattığı Kimlik. Ardından, Bosna Hersek’in tarihini farklı bir bakış açısıyla aktardığı Beyaz Zambak 2007’de yayın¬landı. Son romanı Miras için çok sayıda Türk, Rum, Ermeni, Musevi ile Levanten’in anılarından, fotoğraflarından ve müzik arşivinden faydalandı. Gerçek tarihi olaylar üzerinden giden ve o dönemde yaşayan insanların hayatlarını roman kurgusuyla ele alan yazar, genellikle çalışmalarında kararı okuyucuya bırakmayı tercih ediyor.  

Miras’ta da romanın ucunu Kimlik’te olduğu gibi yazar, bilinçli bir şekilde açık bırakmayı tercih etti…

Yayınevi: Gözlük Yayınları (Vanilya Okul Öncesi Yayınları’nın Markasıdır)
Sayfa Sayısı: 488
Yayın Tarihi: 2010-İstanbul
ISBN:9786054314485

Son Güncelleme ( Cumartesi, 14 Ağustos 2010 23:02 )

 

Komünist ve ateist

Komünist ve ateistJosé Saramago, soyadını, yoksulların beslendikleri yabani bir şifalı bitkiden almıştı

CELÂL ÜSTER

1922 yılında, Lizbon'un 100 kilometre kadar kuzey...

Son Güncelleme ( Salı, 13 Temmuz 2010 21:04 )

İtaatsizlik Sorumluluktur!

İtaatsizlik Sorumluluktur! Ümit Kardaş; Kürt sorununu çözmeyi, dünyada sürgün yaşayanları kucaklamayı, vicdani retçileri anlamayı, 301' i kaldırmayı talep ediyor.  Irkçı ...

Son Güncelleme ( Perşembe, 10 Haziran 2010 01:24 )

Devlet ve Hukuk Üzerine

Devlet ve Hukuk Üzerine

Avukatların düşünce dünyası, sınıfsal konumlarının ve mesleki etkinliklerinin şekillendirdiği bir garip alacakaranlık içerisindedir. Burjuva huku...

Son Güncelleme ( Pazar, 30 Mayıs 2010 11:58 )

Okumanın ve eğitimin önünde engel kalmadı!

Okumanın ve eğitimin önünde engel kalmadı!

Zihinsel engelli ve otistik bireylere yönelik kitaplar ve renkli eğitim setleri Türkiye'de ilk kez Vanilya Okul Öncesi Yayıncılık tarafından hazı...

Son Güncelleme ( Cumartesi, 29 Mayıs 2010 19:49 )

Sayfa 1 > 4

Madımak Haberler

Sivas Madimak Katliami...

News image

Otelde bulunanlar, tehlikenin farkindaydilar. Telefonla Sivas Valisi’ni, Emniyet Müdürünü ve diger yetkilileri arayarak önlemlerin arttirilmasini istediler. Bununla da yetinmediler, telefonla...

Madımak davasına devam edildi

News image

Sıvas'ta Madımak Oteli'nin 2 Temmuz 1993'te yakılması ve 37 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaylara ilişkin ana davadan dosyaları ayrılan firari 7...

Madımak müze olmasın

News image

GAZİANTEP - BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, Sivas’taki Madımak Oteli’nin altındaki kebapçının taşınmasıyla ilgili, "Biz oranın kütüphane olmasından yanayız. Müze...

Basında Aleviler

Türkiye nereye gidiyor?

News image

Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız: Karikatür biçiminde de olsa AB’ye benzeyeceğiz. Çünkü karikatür; olanı değil, olması gerekeni dalga geçerek...

BBP'li Yazıcıoğlu'na katıldığı cem ayininde protesto

News image

NEVŞEHİR'in Hacıbektaş İlçesi'nde geleneksel olarak düzenlenen Cem Ayini ve Aşure törenlerine katılan BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, Hacıbektaş Veli Kültür...

Aleviler AİHM kararından memnun

News image

Alevi örgütleri, AİHM'in nüfus cüzdanlarında din bölmesinin tamamen kaldırılması gerektiğini yönündeki kararını haklı bularak, nüfus cüzdanlarında 'alevi' yazılması da istemediklerini...

Reklam